 |
Ziyaretçiler: 6, Üyeler: 0 ...
en çok ziyaretçi: 25 (Üyeler: 0, Ziyaretçiler: 25) tarih : 14 Sep : 09:58
Üyeler: 370 En yeni üye: ali27 |
 |
 |
Bu sayfa bugün ... toplam: 2 tek: 2
Bu sayfa genel ... toplam: 47561 tek: 20133
Site ... toplam: 141965 tek: 22817 |
 |
 |
- ferrarilker
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 0 gün, 10 saat, 25 dk., 46 sn. önce ] - ali27
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 1 gün, 0 saat, 2 dk., 8 sn. önce ] - ergun
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 1 gün, 21 saat, 10 dk., 59 sn. önce ] - Güdo HalilGöksu
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 1 gün, 21 saat, 21 dk., 41 sn. önce ] - Savaş Ağgül
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 1 gün, 22 saat, 11 dk., 37 sn. önce ] - merdan
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 1 gün, 22 saat, 34 dk., 21 sn. önce ] - qenco27
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 3 gün, 8 saat, 15 dk., 53 sn. önce ] - kenan
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 4 gün, 11 saat, 0 dk., 51 sn. önce ] - Aktan Şahan
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 4 gün, 21 saat, 55 dk., 15 sn. önce ] - Eren dönmez
[ 0 yıl, 0 ay, 1 hafta, 2 gün, 15 saat, 2 dk., 35 sn. önce ]
|
 |
 |
Orta Asya steplerinden 1210 yılında yapılmakta olan yolculuk , Sarı Kadın ve çocukları için , Rumkale yakınlarında sona erdi. Bu toprakları yurt edinen Çepni Ailesi , zaman içerisinde çoğalarak , bölge de bir çok Çepni Köyünün oluşmasına zemin hazırladı. İçe dönük bir yaşantı ile , Asya Oğuz kültürünü günümüze kadar yaşatmayı başarabilen nadir yerleşim bölgelerinden birisi olarak günümüze geldiler. Ziyaret adı verilen kutlamalar , gelenek ve göreneklerin yaşatılmasında en önemli göstergelerden birisi olarak sıralanabilir. Ziyaret bölgesinde , gönüllerde yeşertilen Hayat Ağaçları var olduğu sürece Oğuz Çepni boyu bu toprakları yurt edinmeye devam edecektir.
|
 |
 |
 Oğuz Kaan Destanında , Oğuzhan yaşarken Boz Oklar ve Üç Oklar diye ikiye ayırdığı altı oğlu vr yirmi dört torunu olduğunu bildirilmektedir. Oğuz’un vefatı sonrası yerine Kün Han geçmiştir. Oğuz Atanın çok değer verdiği ve bilge bir kişi olan Irkıl Hoca , devletin devamlılığının sağlanması, ileride bir kargaşa meydan gelmemesi için, Oğuz Kaan’ın yirmi dört oğula birer lakap ve birer ongun ve hayvanlarına vurmaları için de birer damga tespit edilmesinin gerekli olduğu Kün Han’a söylemiştir. Kün han fikri beğenmiş ve Irkıl hocayı bu işi yapmak üzere görevlendirmiştir. Irkıl Hoca’nın da yirmi dört evladın her birine birer lakap, birer damga ve birer ongun tespit etmiştir. Bu kaynağa göre Çepni, Üç Oklar’ın en büyüğü olan Kök Han’ın dördüncü oğludur. İlk kez bu destanda Çepni’nin manası üzerinde durulmuş ve Çepni, ”Nerede düşman görse durmayıp savaşan” (Kandaki yağı göre, derhal savaşır ve çarpar. Bahadır) şeklinde tanıtılmıştır. Ongununun ”Sunkur: Umay”, Ülüşünün (şölendeki et payı), Sol karı yağrın, sol yanbaş olduğu belirtilmiş ve damgası verilmiştir. |
 |
|  | Bir merhuma hizmet gününden notlar |  |  |  |
 |
1 Mart Pazar günü , Gaziantep Şahinbey İlçesi Düztepe Mahallesi Cem Evi’ndeydik.
Merhum Mustafa Gürbüz’ün ( Eley’in Musto ) vefatının üçüncü günü idi.
Yakınları tarafından, yine merhum adına yapılamakta olan , dini içerikli hizmet gününde , eş dost akraba bir araya geldik. Birlik olabilmenin gerekliliğine dair hissettiğimiz sancı bir nebze olsun hafiflemişti.
Tüm oymakların katılımı ile oldukça kalabalık bir merasim gerçekleşti. Kutsal Cem evi binasında bir araya gelen Sarılar Köyü İnsanları , birkaç saat öncesine ait siyasi çalkantıları unutarak Ortak kurulan sofralara oturdular.
Dedenin yapacağı dua öncesi , Merhum Mustafa Gürbüz ‘ün büyük oğlu Sanayici ve İş adamı Hanifi Gürbüz’ün birlik olunmaya dair yapmış olduğu konuşma , hepimiz tarafından takdir ile dinlenmişti.
Toplumun her kesiminden insanların ortak duygu ve düşüncesi sanırım bu idi.
Gurbet olarak nitelenen topraklarda , hayatın koşulları gereği yaşamakta olan insanların , memleketlerine ve insanlarına duyduğu özlemi , Mart 2009 seçimleri öncesi yapılmakta olunan ayırımcı tutumu kınarcasına bir ustalıkla ifade eden Hanifi Gürbüz ,
'' Baş sağlığı dileyebilmenin kilometrelerce öteden zorluğunu , kendileri için anlamını , bir arada yaşayabilmenin nimetlerini '' anlatıvermişti..
Sistem insanlarının isteyebileceği her şeyi yakalayabilen , başarabilen ve sahip olan , yılların tecrübesi , elinde ki mikrofondan , aslında bir arada yaşamanın en büyük servet olduğunu , yakınlarının acılarını paylaşmanın önemini , toplumculuğu ön planda tutarak anlatıyor , bizler ise dinliyorduk .
Daha önce toplumun en alt geçim düzeyine sahip insanlarından dinlediğimiz gibi..
İnanın , insanın kendi doğruları ile farklı yerlerde karşılaşması çok güzel ve anlamlı bir duygu.
Sarı Kadının kardeş çocukları , çarşıda ki pirince giderken evdeki bulgurdan olmamak için halen bir şansınız daha var..
Melekler sizleri korusun…
Aktansa ,
|  |
|
 |
Yorum gönderebilmek için üye olmalısınız - lütfen giriş yapın yada kayıt olmak için buraya tıklayın
|
 |
 |

Ilıcak su kaynağından bir yudum suyu , Kaya Hardalınının tadını , Fıstık Ağaçlarının esintisi ile gelen tertemiz havayı , Baharda açan çiçeklerin çeşit çeşit kokusunu ,
Hayatlarının son demlerinde , bir kez daha duyumsamak istediği halde , buna imkan bulamamış, Tüm Canlar'a ithaf edilmiştir

Ilıcak'ı su kaynağını hepimiz için simge yapan şey , Dayanışmamızdır , Ortak değerlerimizdir, Hatıralarımızdır, Çok daha güzel su kaynakları varken dünyada , Bizim için eğer Ilıcak Önemli idi ise , bunun altında yatan sebeb kaynağın kendisi olamaz , Şeklen artık olmamasına rağmen , hala adı konuşulabiliyor ,
Bize güzel görünen şey , aslında ne fıstık ağaçları , ne de kırmızı toprak Bizlere güzel görünen , ne saylak taşları , ne de Ilıcak ...
BİRBİRİMİZİZ ,
Bizim sevdalarımızın üzerine kimse baraj da kuramaz !! |
 |
|